Search

İnsanların hayatta çok geç öğrendiği 8 ders

Hayatımızın bize bir öğretmen gibi bir şeyler öğrettiğinin hepimiz farkındayız. Bazılarımız bu dersleri erken yaşta öğreniyor, bazılarımız da hayatımızın ilerleyen aşamalarında bu dersleri deneyimliyoruz. İşte hayatın çoğumuza "sonradan" öğrettiği bazı dersler....




  • Hayatına önemli insanlar gelir ve gider, bu sorun değil.

Ne yazık ki, hayatındaki en önemli insanlar bir gecede sana yabancı hale gelebilirler. Bazen de tanımadığın kişiler bir gecede hayatındaki en önemli insanlar olabilir. Bu süreç, insanın canını acıtabilir ancak kabul edildiği takdirde, yaşamındaki insanların kalitesini ve uygunluğunu geliştirmeye yardımcı olur.


  • Beslenme düzenin sadece ne yediğinle ilgili değil.

Yaşlandıkça, diyetin sadece yediğin şeyler olmadığını, ne izlediğin, ne okuduğun, kimi takip ettiğin ve kiminle zaman geçirdiğin gibi konuları da kapsadığını fark edersin. Yani amacın daha sağlıklı bir zihne sahip olmaksa, tüm fazlalıkları beslenmenden çıkararak işe başlamalısın.


  • İnsanların mutlu olmasına izin vermelisin.

Kendi benliğinle birlikte zihinsel sağlığın, kariyerinden, daha fazla paradan, diğer insanların görüşlerinden, katılacağını söylediğin herhangi bir etkinlikten, eşinin ruh halinden ve ailenin isteklerinden daha önemli. Eğer kendinle ilgilenmek, birini hayal kırıklığına uğratmak anlamına geliyorsa, birini hayal kırıklığına uğratmayı seçmelisin. Öz şefkatin başkaları tarafından sevilme arzundan daha güçlü olmalı.


  • Reddetmenin asla kendini reddetmeye dönüşmesine izin verme.

Reddedilen bir kişi reddetmekten korkar ve reddetmekten korkan bir kişi reddedilmeden önce karşısındakini duygusal olarak itme veya karşısındakinden kaçma eğilimindedir. Bilinçaltlarında reddedilmekten kaçınırlar. Gerçekte ise tekrar reddedilirler hem de bu sefer kendileri tarafından.


  • Sorumluluklarını üstlen ve geleceğine sahip çık.

Yaşadığın travmalardan sen sorumlu değilsin ancak döngüyü kırmaktan ve olanlardan dolayı daha fazla insana zarar vermekten sen sorumlusun. Eğer bugününün geçmişin tarafından kontrol edilmesine izin verirsen, asla geleceğini kontrol edemezsin. Dün olanlar senin sorumluluğun olmayabilir. Ama bugün nasıl davranacağınız senin kontrolünüzde.


  • Miktardan ziyade kaliteye önem ver.

Yaşam nicelikle değil nitelikle ilgilidir.

Kaliteli bir arkadaş sana 100'den fazla tanıdık kazandırır.

Kaliteli bir ilişki sana 100'den fazla eğlence yaşatır.

Kalite bir deneyim sana 100'den fazla felekten gece imkanı verir.


  • Masallar seni mutsuz eder.

Toplumun “yapman gereken” şeyleri söylediğinde bu durumu saplantı haline getirmek mutluluğunu öldürecektir. Hayatının nasıl olması gerektiğine dair sahte masalları dinleme.

18 yaşında üniversiteye gitmek, 21 yaşında iş bulmak, 25 yaşında ev almak, 30 yaşında evlenmek ya da 35 yaşında çocuk sahibi olmak zorunda değilsin. Herkes farklıdır ve senin mutluluğa giden yolun da farklı olabilir.


  • Eğlence anlayışın sana özeldir.

Hayatın tadını çıkarmak istiyorsan, başkalarının “eğlence” tanımını kendine rol model almana gerek yok. Eğlencenin senin için içki içmek, parti yapmak veya sosyalleşmek anlamına gelmesi gerekmez. Eğlence, yalnız başına geçirilen sessiz bir gece, bir kitapta kaybolmak, derin bir sohbet, yürüyüş, sanat yaratmak, müzik dinlemek veya sevdiğin işleri yapmak anlamına da gelebilir. Eğlence anlayışın sana aittir, yani kendine göre tanımladığından emin olmalısın.